Köpek saldırılarından korunmak için yine aynı yöntem önerildi: Hareketsiz kalın « Türkiye'nin Sesi Gazetesi

14 Nisan 2024 - 11:58

Köpek saldırılarından korunmak için yine aynı yöntem önerildi: Hareketsiz kalın

Köpek saldırılarından korunmak için yine aynı yöntem önerildi: Hareketsiz kalın
Son Güncelleme :

13 Aralık 2023 - 2:22

Bitmek bilmeyen başıboş köpek saldırılarıyla ilgili Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Koçkaya’dan şaşırtan bir öneri geldi. Koçkaya, hareketsiz kalmanın köpek saldırılarını önleyebileceğini söyledi.

ensonhaber.com

Başıboş sokak köpekleri, halk sağlığını tehdit eden en büyük sorunlardan biri haline geldi.

Öyle ki sayıları gittikçe artan başıboş sokak köpekleri özellikle çocukları hedef almaya başladı.

Son olarak Ankara’da 4. sınıf öğrencisi Tunahan Yılmaz, başıboş köpekler tarafından saldırıya uğradı.

Ağır yaralanan küçük Tunahan’ın hastanede tedavisi sürerken, başıboş köpek sorunuyla ilgili nasıl bir yol izleneceği hala belirsiz durumda.

Hal böyleyken bazı çevrelerden köpek saldırılarından korunmak için mantığa sığmayacak öneriler geliyor.

Bunlardan birisi, ‘Köpeği gördüğünde ağaç olacaksın’ görüşü.

‘Hareketsiz kalmak köpek saldırılarını önleyebilir’ görüşü…

Uzmanlar bu yöntemin insanları köpek saldırılarından korumayacağını söylese de tam tersi iddialar da yok değil.

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Koçkaya, son günlerde artan başıboş köpeklere ilişkin açıklamalarda bulundu.

Başıboş köpeklerin havaların soğumaya başlamasıyla saldırganlaştığına dikkat çeken Doç. Dr. Koçkaya, kendi yaşam alanlarını koruma içgüdüsüyle saldırdıklarını söyledi.

Koçkaya daha sonra, hareketsiz kalmanın köpek saldırılarını önleyebileceğini ifade etti.

“Çocuklarımız köpeklerden kaçarken uzuvlarını daha çok kullanırlar: Bunları tehdit olarak algılıyorlar”

Köpeklerin yiyecek bulmakta birbirleri ile rekabet içerisinde olduğunu söyleyen Koçkaya, “Bu durumların önüne geçilmesi gerekiyor. Bu durumların önüne geçmek için öncelikle şunu belirtmek lazım, hem bakanlığın hem belediyelerin ortak programlar düzenlemesi, daha iyi konfora sahip barınakların sayısı arttırılması ve köpeklerimizin orada hızlı bir şekilde kısırlaştırılıp aşılarının yapılması ve bu programların hızla yapılması lazım. Köpeklerle yaşam alanlarımız iç içe geçti. İster istemez köpeklerin kendi yaşam alanlarını koruma duyguları var. Özellikle bu saldırılar kış aylarına geçerken çok oluyor. Çünkü bu dönemler köpeklerin yiyecek bulma ve yiyecek aramada rekabetin arttığı dönemlerdir. Bu dönemlerde köpekler kendi alanlarını daha çok korumak isterler. Kendi alanlarına yabancılar girdikleri zaman yabancılara saldırırlar. Bu durum da genele baktığımızda çocuklar daha çok zarar görüyor. Çünkü çocuklarımız köpeklerden kaçarken uzuvlarını daha çok kullanırlar. Köpekler bu uzuvları tehdit olarak algılar.” dedi.

“Hareketsiz durduğunuz zaman size zarar vermeden uzaklaşır”

Geçtiğimiz yıllarda ‘Korkma Köpeği Anla’ isimli program düzenlediklerini ifade eden Koçkaya, “Program kapsamında yaklaşık 4 bin ilkokul çağındaki çocuklara ulaştık ve bu çocuklara biz eğitim verdik. Köpek saldırıların da bugün halen geçerliliğini koruyan yöntem, kritik organlarımızı koruyarak ayak uçlarımıza bakmak ve köpekle göz temasına girmemektir. Kaçamıyorsanız, kaçma ihtimaliniz yoksa yapılacak en iyi yöntem budur. Çünkü bizim vücudumuzun salgıladığı hormonlardan köpekler koku alarak onlarda çok büyük bir organ ver beyin gibi çalışır, sizin kokuyu hissettiğinizi ve hareketsiz durduğunuz zaman ona zarar vermeyeceğinizi hissettiği zaman size zarar vermeden uzaklaşırlar. Bunu yapmak zordur ama bunu yapabilirsek gerçekten daha az zararla atlatmış oluruz. Köpek saldırıyorsa ve köpek dışarıdaysa özellikle kış dönemlerinde grup halinde gezerler. Bu köpekler sonradan da saldırabilirler.” ifadelerine yer verdi.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.