49,1521
0,06%55,1461
-0,29%6.530,43
-0,17%12443.92
-0,17%

Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) tarafından düzenlenen 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ile SAHA İstanbul’un eş ev sahipliğinde Antalya NEST Kongre Merkezi’nde yapılıyor.
Bakan Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifiyle gerçekleştirilen açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türk-İslam medeniyeti coğrafyasında Uluğ Bey, Fergani, Biruni, Harezmi, Battani, Cezeri, Ali Kuşçu gibi alimlerin, insanlığın ortak bilim mirasına yön veren eserler ve keşifler ortaya koyduğunu söyledi.
Bilimsel ve teknolojik faaliyetlerin sunduğu değerle uzay sektörünün, küresel ekonominin en hızlı büyüyen alanlarından biri olduğunu belirten Kacır, “Geçtiğimiz yıl 686 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan küresel uzay ekonomisinin 2035’te 1 trilyon 800 milyar doları aşması bekleniyor. Uzay bilim ve teknolojilerinde oluşturulan kapasite ve kabiliyet, elektronikten yazılıma, malzeme biliminden yapay zekaya, haberleşmeden tarıma pek çok alana yayılarak ekonominin tamamında güçlü bir çarpan etkisi oluşturuyor.” diye konuştu.
Kacır, teknolojide yaşanan paradigma değişimlerinin Türkiye için sunduğu stratejik avantajlar sayesinde savunma ve havacılıkta yakaladığı imkanlara benzer bir fırsat penceresini uzay teknolojilerinde gördüklerini dile getirdi.
Mühendislik ve teknoloji birikimiyle kendi uydularını geliştirdiklerini, ürettiklerini ve test ettiklerini vurgulayan Kacır, şu ifadeleri kullandı:
“Yer gözlem uydularımızın metre altı çözünürlüklü elektro-optik kameradan uçuş bilgisayarına, elektrikli itki sisteminden haberleşme alt sistemlerine kadar pek çok kritik teknolojisini kendi imkanlarımızla geliştirdik. Haberleşme uyduları üretebilen 11 ülkeden biriyiz. Uydu projelerimizde geliştirdiğimiz yüksek teknoloji ürünlerini ihraç ederek küresel uydu sistemleri pazarında yerimizi aldık. Gerçekleştirdiğimiz her bir proje yeni kazanımların önünü açıyor.
Yüksek hızlı veri iletim kapasitesi ve esnek kapsama özelliklerine sahip haberleşme uydularımızın daha geniş görüntüleme alanına sahip ve aynı bölgeden daha sık veri alabilen yer gözlem uydu mimarisinin çalışmalarına başladık. Düşük maliyetleri ve esnek kullanım alanlarıyla günden güne daha fazla talep gören alçak yörünge uydu projelerini hayata geçiriyoruz.
Hedefimiz, uzay bilimi ve teknolojilerinin her alanında yetkinliklerimizi geliştirerek milli hak ve menfaatlerimizi korumak, uzayın sunduğu imkanları barışçıl amaçlarla ülkemizin ve tüm insanlığın refahı için değerlendirmektir.”
Kacır, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan insanlı ilk uzay misyonlarının ardından Milli Uzay Programı’nın en iddialı hedeflerinden biri olan Ay görevini hayata geçirmeye hazırlandıklarını hatırlattı.
Gelecek yılın ilk aylarında uzaya gönderilmesi planlanan milli kabiliyetlerin eseri uzay aracıyla Ay yörüngesinde bilimsel araştırmalar gerçekleştireceklerini ve Ay’a erişeceklerini vurgulayan Kacır, şöyle devam etti:
“Milli Uzay Programımızdaki hedefleri, kalıcı teknolojik ve endüstriyel kabiliyetlere dönüştürecek güçlü bir uzay AR-GE ekosistemi oluşturmak üzere Ankara’da Uzay Teknoparkı kuruyoruz. Türkiye’nin uzaya bağımsız erişimini güvence altına alacak, aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki ülkelere hizmet sunacak bir uzay limanını Somali’de inşa ediyoruz. Elbette insanlığın hayallerini ufkun ötesine taşıyan pek çok uzay projesi, farklı ülkelerin bilgi, tecrübe ve imkanlarını ortak hedefler doğrultusunda bir araya getirmesinin eseridir.
Çeyrek asrı aşkın süredir yörüngede kesintisiz insan barındıran Uluslararası Uzay İstasyonu, insanlık ailesi olarak bir araya geldiğimizde neler başarabileceğimizin ve uzayın milletler arasında güven ve işbirliği köprüleri kurduğunun somut örneğidir. Uzay çalışmalarının barışçıl, sürdürülebilir ve tüm insanlığın ortak yararına gerçekleştirilmesini ilke edinen Türkiye, bu işbirliği ruhuna en üst düzeyde katkı sunacak bilgi, birikim ve iradeye sahiptir.
‘Daha adil bir dünya mümkün’ ideali, uzay vizyonumuzun da pusulasıdır. Uzay çalışmalarının daha fazla ülke, bilim insanı ve girişimcinin katkısıyla ilerlemesini, elde edilen kazanımların bütün insanlığın refahına hizmet etmesini arzuluyoruz.”
Kacır, işbirliği vizyonlarını somut projelere dönüştürmek ve uzayın geleceğine yön verecek çalışmalara Türkiye’nin katkısını artırmak üzere 77. Uluslararası Uzay Kongresi’ne ev sahipliği yaptıklarına dikkati çekerek, uzay çalışmalarının insanlığın geleceği için ortak sorumluluk üstlenebileceği bir işbirliği zemini oluşturduğunu anlattı.
Uzayın barış ve işbirliği alanı olarak korunması ve sunduğu imkanlardan tüm ülkelerin adil biçimde yararlanması için dün gerçekleştirdikleri IAF 16. Bakanlar ve Parlamenterler Toplantısı’nda Türkiye olarak “Uzayda Barış İçin Antalya Deklarasyonu”na öncülük ettiklerini belirten Kacır, “Kongre tarihinde bir ilk olan ve şimdiden 21 ülkeden 32 bakan, parlamenter ve uzay kuruluşu temsilcisinin desteğini alan bu deklarasyon, uzayın geleceğini ortak sorumlulukla şekillendirme irademizin güçlü bir ifadesidir.” dedi.
Kacır, uzay bilimi ve teknolojilerinde kalıcı başarının iyi yetişmiş, uluslararası tecrübeye sahip ve bu birikimi üretime dönüştürebilen insanlarla mümkün olduğuna işaret ederek, “Bakanlık olarak uzay teknolojilerinde faaliyet gösteren 20 AR-GE merkezinde ve teknoparklarımızdaki 310 girişimde 24 bini aşkın araştırmacının istihdamını destekliyoruz. Milli Uzay Programı ile birlikte uzay ve havacılık alanında 40 binden fazla bilim insanı, araştırmacı ve gencimizin yer aldığı projelere katkı sunduk.” diye konuştu.
IAC 2026 kapsamında gençlere özel bir yer ayırdıkları “Future Space” alanında girişimleri ve TEKNOFEST şampiyonlarının projelerini dünya sahnesine taşıdıklarını vurgulayan Kacır, astronotların gençlerle bir araya gelerek deneyimlerini paylaştıklarını dile getirdi.
Temennilerinin, kongrenin Türkiye’ye yeni bilimsel ve teknolojik atılımların kapısını açması, insanlık ailesine de bilginin paylaşıldığı, imkanların çoğaldığı ve ortak geleceğe duyulan güvenin pekiştiği bir işbirliği mirası bırakması olduğunu belirten Kacır, şunları kaydetti:
“Türkiye’nin kapıları, bizimle birlikte araştırmak, teknoloji geliştirmek ve üretmek isteyen herkese açıktır. Zatıdevletlerinizin ilan ettiği HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programımızla da uzay alanında büyük ölçekli projeler hayata geçirmek isteyen yatırımcıları destekliyoruz. Kendini kanıtlamış güçlü üretim ekosistemiyle, genç ve dinamik nüfusuyla, geniş araştırma altyapısıyla, kapsamlı AR-GE ve yatırım teşvikleriyle ülkemiz uzay alanında öncü projeler için doğru adrestir.”


YEREL HABER
05 Ekim 2026GÜNCEL
05 Ekim 2026GÜNCEL
05 Ekim 2026GÜNCEL
05 Ekim 2026GÜNCEL
05 Ekim 2026GÜNCEL
05 Ekim 2026GÜNCEL
05 Ekim 2026GÜNCEL
05 Ekim 2026GÜNCEL
05 Ekim 2026GÜNCEL
05 Ekim 2026