49,7825
0,07%55,5520
-0,11%6.441,09
0,26%11197.07
0,26%
Bakan Murat Kurum, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığında düzenlenen “Sıfır Atık’tan COP31’e: Türkiye’nin İklim Diplomasisi” panelinin açılışında yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Hareketi’nin insanlığın sıfır noktasından, tüm insanlığa yeni bir çağrı yaptığını belirtti.
Bu çağrıda doğa ile insanın rakip değil, yol arkadaşı olduğunu dile getiren Kurum, “Bu çağrıyı yapan Anadolu insanı, yere düştüğünde ekmeği öpüp alnına koyan, akan sudan bile israf etmeyen, sınırsız tüketim anlayışını hor gören bir kültürden gelmektedir. İşte tam da bu nedenle Sıfır Atık ülkemizde büyük bir seferberliğe dönüştü, bireyden topluma, toplumun tüm kesimlerine kadar dalga dalga yayıldı. Çocuklarımız öğrendiklerini evlerine taşıdı. Ailelerimiz alışkanlıklarını değiştirdi.” diye konuştu.
Kamu otoritesi olarak, kurumlardan okullara, belediyelerden işletmelere kadar geniş bir uygulama alanı oluşturduklarını anımsatan Kurum, Sıfır Atık Hareketiyle kaynakları korurken enerji ve su tasarrufu yaptıklarını, sera gazı salımını engellediklerini söyledi.
Kurum, 2017’de yüzde 13 olan geri kazanım oranını, 2025’te yüzde 37’ye ulaştırdıklarını, bu dönemde 90 milyon ton atığı geri kazandıklarını ve ekonomiye yaklaşık 365 milyar liralık katkı sağladıklarını bildirdi.
Şimdi DOA ile yeni bir aşamada olunduğunu, atıkları toplayıp dönüştürdüklerini belirten Kurum, “Şu ana kadar Depozitolu Ambalajlar Sistemi ile 520 milyon ambalajı ekonomiye yeniden kazandırdık. Bu yönüyle sıfır atık hareketi sadece yerel bir tecrübenin ve küresel bir başarının adı değil, küresel ölçekte yürüttüğümüz iklim diplomasisinin ortak çalışma dilidir. Ben bu vesileyle bir kez daha sıfır atık hareketinin dünyaya yayılması için büyük emek gösteren Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’ye şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu.
Bakan Kurum, siyasi istikrarsızlığın derinleştiği, çatışmaların arttığı, en temel insani sorunların tüm coğrafyaları etkilediği bir dönemde COP31’e hazırlandıklarına işaret etti.
Dünyanın bugün büyük bir sarsıntının içinde olduğunu, savaşların milyonlarca insanı yurdundan ettiğini anlatan Kurum, ekonomik krizlerin, çatışma kaynaklı belirsizliklerin dengeleri değiştirdiğini ifade etti.
Kurum, insanlığın, belirsizliğin kuşattığı daracık bir çemberin içine sıkıştığını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ama şunu açıkça söyleyelim, bugün manşetleri dolduran bu siyasi ve ekonomik fırtınalar gelip geçecek. Geçmeyecek olan, geri getiremeyeceğimiz olan başka bir şey var. İnsanlık ve doğa bir uçurumun kenarına doğru hızla ilerliyor. Asıl tehlike, iklim krizinin bu gezegeni nefes alınamaz, yaşanamaz bir yere çevirmesidir. Daha dün gece, takip etmişsinizdir. Antalya’da şiddetli hortum birçok ilçemizi adeta yıktı geçti. Maalesef 4 vatandaşımızı kaybettik. Hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına, tüm Antalyamıza sabır diliyorum. Biz Akdeniz havzasındaki konumu nedeniyle iklim krizinin yıkıcı etkilerine en fazla maruz kalan ülkelerden biriyiz. Bu bilinçle yaşamayı öğrenmeli, tedbirleri almalıyız.”
Bu nedenle kentsel dönüşümü milli güvenlik meselesi olarak gördükleri değerlendirmesinde bulunan Kurum, tüm yaşanılanlardan çıkarılan dersleri, sahada kazandıkları tecrübeyi ve geliştirdikleri çözümleri Antalya’da bütün dünyayla paylaşacaklarını söyledi.

COP31 Başkanı Kurum, iklim değişikliğiyle mücadelenin güçlü bir diplomasi gerektirdiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Barışa giden en kestirme yol, yapıcı diyalog ve diplomasidir.” sözlerini anımsatan Kurum, bu kapsamda, ülkelerin imkanları, ihtiyaçları ve iklim krizindeki sorumluluklarının farklı olduğu gerçeğini merkeze aldıklarını dile getirdi.
Kurum, kuraklıkla mücadele eden bir ülkenin de yükselen deniz seviyeleri nedeniyle geleceğinden endişe eden bir ada devletinin de Antalya’da sesini duyurmak istediklerinin altını çizerek, “COP31’e tam da bu anlayışla hazırlandık ve yol haritamızı diyalog, uzlaşı ve aksiyon olarak belirledik. Diyalogla ülkelerin ihtiyaçlarını belirleyecek, bu alanda yol haritamızı belirlediğimiz hedefler doğrultusunda ortaya koyacak, iradeyi güçlendirecek, eylemle bu iradeyi somut sonuçlara dönüştüreceğiz. Antalya’da kuracağımız her bir masanın, dünyanın bir yerinde çözüme kavuşan bir ihtiyaca karşılık gelmesini bekliyoruz.” dedi.
COP31 için yıl boyunca yurt içi ve yurt dışında yoğun bir hazırlık yürüttüklerini aktaran Kurum, bu kapsamda 51 ziyaret gerçekleştirdiklerini, 16 uluslararası zirveye katıldıklarını belirtti.
Bakan Kurum, bu temasların her birinde, ülkelerin neye ihtiyaç duyduğunu ve birlikte ne yapılabileceğini konuştuklarını anlatarak, Antalya’ya tüm bu toplantıların, yıl boyunca dinleyerek ve yürüttükleri iklim diplomasisinin çıktılarıyla gittiklerini söyledi.
COP31’de Türkiye olarak dünyaya “Şimdi uygulama zamanıdır” diyeceklerini ifade eden Kurum, sözlerine şöyle devam etti:
“Gündelik krizlerin gürültüsü asıl gerçeğin sesini hiçbir zaman bastırmasın, dünyamızın yarınını karanlığa bırakmayalım diyeceğiz. İklim krizinin yıkıcı sonuçları gündelik hayatımızda hissediliyorsa iklim hedeflerinin sonuçları da görünür olmalıdır diyeceğiz. Elbette COP31 başkanlığı olarak, yaptığımız her çağrının gereğini yerine getireceğimizi de söyleyeceğiz. Türkiye olarak hedeflerimizi belirledik, taahhütlerimizi ortaya koyduk. Şimdi bu hedefleri hayata geçirecek yatırımları hızlandırma, işbirliklerini büyütme zamanıdır. ‘COP31, uygulama COP’u olacak’ sözümüze yakışır 10 önceliğimizi konuşacağız.”
10 öncelik hakkında da bilgi veren Kurum, ilk önceliğin sıfır atık olduğunu, COP alanının her noktasında deneyimleyecekleri sıfır atığın müzakerelerde de ana başlıklardan biri olacağını bildirdi.
Bakan Kurum, 2035’e kadar küresel belediye atık üretiminde beklenen artışı en az yarı yarıya azaltmayı hedef koyduklarını, döngüsel malzeme kullanım oranının 2035’e kadar en az yüzde 15’e ulaşması için ortaklıkları teşvik edeceklerini anlattı.
Denizleri ve okyanusları korumak için, kirliliği kaynağında önleyecek, kıyıların dayanıklılığını güçlendirecek hazırlıklar yaptıklarını dile getiren Kurum, “Gıda güvenliği, suyu ve toprağı koruyarak sağlanır dedik. Üreticiyi destekleyecek, iklime dayanıklı tarımı yaygınlaştırma anlayışıyla hareket ettik.” şeklinde konuştu.
Bakan Kurum, Türkiye olarak binaların enerji kullanım yoğunluğunu 2035’e kadar en az yüzde 25 azaltma hedefi koyduklarını aktararak, İLBANK’ın geliştirdiği SURFF Projesi ile şehirlerin altyapı ihtiyaçlarını finansmana hazır yatırım projelerine dönüştürmeyi amaçladıklarını söyledi.
Bununla finansmanı ve kurumsal kapasiteyi güçlendirmek için İklim Uygulama Köprüsü ile (BRİDGE), ülkelerin hedeflerini uygulanabilir projelerle buluşturacaklarını vurgulayan Kurum, “Proje hazırlığından teknik desteğe, finansmana erişime kadar ihtiyaç duyulan bağlantıları güçlendireceğiz. Temiz enerji dönüşümünü hızlandıracağız. Elektrifikasyonun küresel nihai enerji tüketimindeki payının 2035’te yüzde 35’e ulaşması için işbirliklerini geliştireceğiz. Yeşil sanayileşmede daha az kaynak kullanarak daha verimli üretimi büyüteceğiz.” dedi.
Bakan Kurum, COP31 başkanlığının tamamında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en çetin krizlerde dahi diyalogdan vazgeçmeyen, uzlaşı için sorumluluk alan anlayışını benimseyeceklerini bildirdi.
Türkiye olarak bir kez daha, kıtalar arasında köprü kuracaklarını, 85 lideri, yaklaşık 1,5 milyon misafiri ağırlayacaklarını belirten Kurum, şunları kaydetti:
“Ulusal, uluslararası çok değerli sanatçılarımızın eserleri, sergiler, konserler, paneller, etkinliklerle dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerimize unutulmaz bir deneyim yaşatacağız. Mavi alandan yeşil alana 1,1 milyon metrekarenin tamamında Antalya’nın misafirperverliğini, Türkiye’nin gücünü göstereceğiz. En önemlisi de inanıyorum ki ülkemizin barışçıl diplomasisi COP31’e ilham olacak. Diyalogla kurulan her masa, uzlaşıya ve eyleme dönüşecek. Birlikte attığımız her adım, çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras olacak.”


YEREL HABER
27 Ekim 2026GÜNCEL
27 Ekim 2026GÜNCEL
27 Ekim 2026GÜNCEL
27 Ekim 2026GÜNCEL
27 Ekim 2026GÜNCEL
27 Ekim 2026GÜNCEL
27 Ekim 2026GÜNCEL
27 Ekim 2026GÜNCEL
27 Ekim 2026GÜNCEL
27 Ekim 2026